|
FERİDE DAYANÇ VE KUĞULARLA YAKALANAN ZERAFET
Feride Dayanç’ın sanatı, resim ya da ebruyu yaşamak adına yaptığı
ebru resimlerinde doğayla kaynaşma, gizem ve tevazu gibi bazı doğu
felsefesi özleriyle buluşabildiğini düşünüyorum.
Plastik açıdan ise şiddetten uzak belli bir renk paleti ve az
kontrastlı açık-koyu dengesi ile boynu bükük lale ve kuğu
figürlerinde simgeleşerek dışa vurulan içsellik ve fonun aynı
dalgalı hatlı ebrusal biçimde oluşturulması ile sağlanan ahenkli
kompozisyon dikkat çekicidir.
Bu başarıda ressamın ebru tekniğini doğal ve ustaca kullanmasının ve
resim konundaki bilgisinin rolü olsa gerek. Zaten, ebrunun özünde
var olan resim unsurunun resim sanatını şu veya bu biçimde bilen
ellerde daha fazla orta çıkabileceğini düşünüyorum. Geleneksel
ebruyu yaşamak ve bununla yetinmek istese de Feride Dayanç, işlerine
kendi özgünlüğünü ve resimsel bütünlüğünü katmadan edememiştir.
Pembenur Güvenç
Atasayar / Ressam
TÜRKÜLER ÇOK SESLİ OLAMAZ...
" Türküler çok sesli olamaz, yapılmamalı" diyenler kendi kendilerine
çalar kendi kendilerine oynarlar. Ulusal bile olamazlar. Siz (Ebru)
yani bu anlamda TÜRKÜ 'yü çağdaş bir anlayışla işleyerek çok
seslendirmişsiniz.
Sizi yürekten kutlarım. Sizlerin sayesinde Ebru evrensel olacaktır.
Daha çok çok çalışmalar dilerim.
Prof. Dr. Gürer AYKAL
SUYUN RESİMLERİ
“Su güçtür… ateşi söndürür, demiri eritir ve toprağı sürükler”…..
Tıpkı bu Uzakdoğu deyişinde olduğu gibi feride dayanç ve atölye
grubunun ebru resimleri de izleyicisini alıp götürüyor… Evet, bu
çalışmalar geleneksel ebru fırçasının empresyonist, ekspresyonist ve
puvantilist bir akıma doğru yelken açmasını anlatıyor. Feride Dayanç
Türk ebru sanatına yeni bir bakış getirmiş ve bunu Japon sanatı
örneğinde olduğu gibi geleneksel malzemeye bire bir sadık kalarak
başarmış. Ebru teknesi tuvale dönüşmüş. Su, fırçanın gücü ile renge
olan aşkını anlatmış. Bu aşk bazen empresyonizm gibi her ışık
altında değişken ve duyarlı, ya da ekspresyonizm gibi vahşi ve
ürkütücü….. Yahut da puvantalizm gibi noktalardan oluşan, göz
uzaklaşınca birbirine kavuşarak bütüne dönüşen iki sevgili olmuş………
Feride Dayanç’ın ebrularını gördüğümüzde kendinizi 19.Yüzyılda
Paris’te çok moda olan salon sergilerinden birinde
hissedebilirsiniz. Ebru resimler sizi o yüzyılın Uzakdoğu
estamplarına, Monete, Renoir’a Degas’, Sisley’e Seurat’a Signac’a
götürecek ve hatta ekspressiv ifadenin gücü olan kırmızı rengin
heyecanıyla sizlere bir anda Van Gogh ile Munch’u düşündürecek…..
Günümüz Türk ebru sanatına yeni bir anlayış getiren ve bunu tüm
kalbi ile hissederek başaran, fırçası gibi yüreği de coşku dolan
Feride Dayanç’ı bir sanat tarihçisi olarak kutluyorum.
Prof. Dr. Feryal İREZ
2006 EBRU GÜNLERİNDEN
İstanbul Büyükşehir Belediyesi' nin 7-14 Eylül 2006’da gerçekleşen “2006 Ebru
Günleri” etkiliğinde Feride Dayanç ebruları ile izleyicisini yine
büyüledi. Feride Dayanç Türk Ebru sanatına yeni bir bakış getirmiş.
Geleneksel ebru fırçasını empresyonist , ekspresyonist, puvantalist,
ve hatta bu sergisinde Art Nouveau çizgilere taşımıştır. Sanatçının
bu etkinlikte dikkati çeken ebruları arasında "İstanbul Silüitleri”
yer almaktadır. Kentin simgeleri olan Kız Kulesi, Eski Bizans ve
Sultanahmet camii İstanbul’un renkleri olan Boğaziçi Mavisi ve Gün
Batımı grup renkleri ile Ebru’da hayat bulmuştur. Bir Sanat
tarihçisi olarakta benim gözlerim iki kadın figürüne takıldı.
Birincisi kırmızı rengin ve ekspressiv ifadenin gücünü yansıtan bir
kadın fügürü sanki biraz sonra o üzerindeki kırmızı örtüyü kaldırıp,
tıpkı E.Munch’un “Çığlık” resminde oldugu gibi içinden gelen patlama
ile çığlık çığlığa haykıracak ve ebru denizinde dalgalar arasında
kaybolacakgibi. İkincisi ise siyah-beyaz bir kadın figürü Art
Nouveau sanatının afişerinden fırlamış gibi Feride Dayanç bu
eserinde Art Nouveau sanatının romantik ve estetik değerlerini ön
planda tutmuş Ebru’nun çizgilerini asimetrik bir düzen içinde
kullanmıştır.
Art Nouveau yeni sanatın 1880-1910 yıları arasında Avrupa’da önce
Grafik Tasarım ve İllustrasyon’da (Kitap Resmi) yaygınlaştığını,
bizde ise geleneksel Ebru sanatımızın Kitap Sanatları ile bağlantılı
bir biçimde geliştiğini düşünürsek Feride Dayanç’ın bu kadın figürü
geleneksel malzemeye birebir sadık kalınarak oluşturulmuş bir Grafik
Tasarım bence ve hatta diyebilirim ki Feride Dayanç bu siyah-beyaz
Ebru’sunda 1868-1940 arasında Almanya’da yaşamış Alman mimar,
grafiker, dizayner ve seramik sanatçısı Peter Behren’in Türk Ebru
Sanatına yenilikler getiren ve bunu Uluslararası Platform taşıyan
Feride Dayanç’a Çalışmalarında başarılar dilerim.
Prof. Dr. Feryal İREZ
|